DE_1993_Mancubus_HERO_1920x870.pngDOOM-Eternal_Standard_1200x1476-01.jpg

DOOM® Eternal

DOOM® Eternal
17 Haziran 2019

DOOM'un (1993) Getirdiği Başlıca 5 Yenilik - 5. Doku Kaplama

DOOM-Eternal_Standard_1200x1476-01.jpg

DOOM® Eternal

DOOM 1993'te ilk çıktığında, oyuncular daha önce hiç karşılaşmadıkları bir oyunla tanıştılar.

Öyle ki, çıktıktan bir süre sonra birinci şahıs nişancı oyunlarına "DOOM klonları" (veya kimilerince "DOOM gibin") denilmeye başlandı.

Oyun dünyasına yaptığı en önemli beş katkıyı seçmek zor fakat elimizden geleni yapacağız.

5. Doku Kaplama

DOOM dünyaya gelmeden önce, görüntü ve işleyiş olarak DOOM'a benzerlik gösteren az sayıda birinci şahıs oyun vardı. Hatta yine id'ye ait olan Wolfenstein 3D de bunlardan biriydi. Fakat hiçbirinde DOOM'un sunduğu gerçekçilik (tabii ki o dönem için söylüyoruz) yoktu. Daha da önemlisi, hiçbiri DOOM'un inanılmaz hızına sahip değildi. Peki DOOM'un farkı neydi?

Özetlemek gerekirse pek çok teknik şey. Fakat genele baktığımızda hepsini DOOM'un doku kaplama tarzı başlığı altında toplayabiliriz. Bu da oyundaki yüzeylere görsel ve detay ekleme anlamına geliyor. DOOM'un doku kaplama konusunda bu işin kitabındaki tüm numaraları kullandığını söyleyebiliriz. Tabii o zamanlar bu işin kitabı yoktu ve kitabı sıfırdan yazan DOOM oldu.

Kullanılan yöntemler arasında, pencereler için görünmez dokulardan faydalanmak, yalnızca oyuncunun görüş alanındaki dokuları işlemek ve dokuları yatay kaydedip dikey göstererek bilgisayarı aynı anda birden fazla doku yüklemeye zorlamak da bulunuyor.

Dedik ya, teknik şeyler. Bu sayede oyun, günümüzün en kaliteli işlemcilerinden yaklaşık 100.000 kat daha az güce sahip bilgisayarlarda benzeri görülmemiş bir hızda çalışabiliyordu. Bu hız ve detaylar, o zamanlar için nefes kesiciydi ve bu sayede DOOM da oyun dünyasında kendine bir yer edindi.

data.images.authors.joerybicki.jpg

Joe Rybicki

Contributor