
DOOM® Eternal
Modlara Selam: NO END IN SIGHT
DOOM® Eternal
Ne kadar mermin kaldığına bakıyorsun... Epey az kalmış. Gözlerin loş ışıklı, pas tutmuş koridorları görmekte zorlanıyor. Ayakların yere değdiği andan beri bir an bile durup soluklanmadığını fark ediyorsun. Pinky ve Imp'ler dört bir yanından çemberi daraltıyor ve tam da o an gözüne ilerideki ince, uzun geçit takılıyor. Bir sonraki mücadeleye hazırlanırken kendi kendine soruyorsun: Bunun bir sonu var mı?
Kısa cevap? Hayır. Uzun cevap? Hayııııııır.
DOOM (1993) ve DOOM II'nin iblis dolu eklenti koleksiyonuna muhteşem bir DOOM macerası daha eklendi. No End in Sight'ı selamlayın; kendisi, duvarları ufalanmış mağaralar, patlamış şehirler ve paralel dünyalar arasında geçen, kötülüğün kaynağını bulma yolunda tehlikeli ve yıpratıcı bir ölüm koşusu. Eklentiler konusunda hatırlatma lazımsa bu makalemize göz atabilirsin. İhtiyacın olan tüm bilgiler orada! Pekâlâ, nerede kalmıştık?
2016'da çıkan No End in Sight modu, seni DOOM'un yetenekli modcularının can verdiği muazzam bir cehenneme bırakıyor. Bu yetenekli modcular Xaser, Emil Brundage ve Chris Lutz. Üç DOOM'cu DOOM The Way id Did gibi ünlü işlerden ilham alıp kafa kafaya vererek şeytani aldatıcılıkta ve âdeta ekrana kilitleyen dört bölümlük bir hikâye hazırladı. DOOM II'nin seviye tasarımıyla benzerliklere yer veren harita, usul usul çapraşık labirentlerle dolu haritalara açılıyor. Koşmaya hazır mısın? Botlarını sıkıca bağla, gidiyoruz!
No End in Sight'taki maceran nispeten tanıdık bir yerde başlıyor. “1994 Ways to Die” ismiyle müsemma Bölüm 1'deki ilk haritalarda alçak tavanlar, zehirli balçıkla dolu havuzlar, gizli kapılar ve akın akın gelen iblisler bulunuyor; kısaca klasik olan her şey var. Modcu Emil Brundage bu konuyla ilgili şöyle dedi: Seviye tasarımlarımda kirli, paslı, çürük ve karanlık şeyleri seviyorum. Moda girer girmez üçlünün amacının sadece bölüm tasarlamak değil, âdeta her pikselden damlayan bir ruh hali oluşturmak olduğunu göreceksin. Oyuncuyu terleten belli başlı savaşlar sana sürekli nasıl hayatta kalıp da iki bölüm daha ilerleyeceğini sorgulatacak... O sırada unutmaman gereken tek şey DOOM Uzay Savaşçısı'nın yıllardır yaptığı gibi hareket etmeyi asla bırakmamak.

Bölüm 1'in gergin sonundan sonra Bölüm 2 “Depths of DOOM” işleri muhteşem bir şekilde sarpa sardırıyor. Harita 1'in (“Proving Grounds”) rahatsız edici koridorlarından tıkış tıkış dolu Harita 4'e (“Derelict Vessel”) ve ötesine uzanan Bölüm 2, en deneyimli DOOM Uzay Savaşçılarını bile devasa ateş çukurları, sinsi Lost Soul'lar, sürpriz Baron'lar ve daha nicesiyle sınamaya kararlı. Tetikte kalırsan belki tek parça olarak kurtulabilirsin...

“Derelict Vessel” ve “Deep Storage” gibi haritalar teknoloji temasını harika bir şekilde oyuncuya geçiriyor. Bölüm 2'deki harita ve temaların çeşitliliği, karşı karşıya geldiğin savaşların şiddetiyle muhteşem bir uyum içinde. Buraya kadar dayanabildiysen belki de bu maceraya son vermek için gerekene sahipsindir!

Bölüm 3 ile en deneyimli Uzay Savaşçılarını bile zorlayan haritalar bir açıdan DOOM'daki Hell Keep ve DOOM II'deki Bloodfalls'u hatırlatabilir. Bölüm 3'ün “The Grinder” gibi haritaları panik içinde lav nehirlerinden ve çevredeki diğer tehlikelerden kaçarken akın akın üzerine gelen saldırgan iblislerle mücadele etmeni gerektiriyor. Sarsıcı stres seviyesine sahip olan son harita “Requiem” ile Bölüm 3, muhteşem son bölüm “Blood Stained Earth” için sahneyi harika şekilde hazırlıyor. Ne kadar mermin kaldı?
Bölüm 4, No End in Sight'a Spider Mastermind'lar, karmaşık ışınlanma sistemleri ve ekstra saldırgan birkaç Cyberdemon'la heyecanın doruğa çıktığı bir son veriyor. Mağaraların içindeki daracık koridorlardan içi alev kaynayan kraterlere ve hatta dev kulelere açılan “Blood Stained Earth”, bölüm boyunca sürükleyiciliği ve gerginliği arttırarak çok çeşitli ortamlara ve durumlara ev sahipliği yapıyor. Bölümün nasıl bittiğini söyleyerek sürprizini kaçırmak istemiyoruz ama No End in Sight'ın sonunda emeği geçenler listesi ekrandan geçerken hava almak için derin derin nefes alacağını garanti edebiliriz.
No End in Sight'ın ardındaki ekip hakkında daha fazla şey öğrenmek ister misin? Xaser, Emil ve Chris ile yaptığımız bu muhteşem röportaja göz atmadan geçme!