BethesdaRoundtable_LargeHero_AustinGGP.png
01 Haziran 2022

Bethesda Yuvarlak Masa Sohbeti: Oyun Geliştirmeye Giriş

Kısa bir süre önce Arkane Austin ekibi LGBTQIA+ öğrenciler ve Gay Gaming Professionals (GGP) organizasyonundan burs alanlarla özel bir yuvarlak masa sohbeti için bir araya geldi.

Katılımcılar sohbet sırasında oyun sektörüne girmekten bir akıl hocası bulmanın önemine kadar her türlü konuya değindi ve Arkane Austin ekibinin yeni ekip üyelerinde aradıkları özelliklerden bahsetti. Sohbetin öne çıkan anları için okumaya devam edin.

Gay Gaming Professionals hakkında daha fazla bilgiye ve nasıl katılabileceğinize dair bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Arkane Austin ekibine mi katılmak istiyorsunuz? Mevcut tüm pozisyonları buradan öğrenebilirsiniz!

Başlarken

Geneva Heyward (GGP – New York Üniversitesi Oyun Tasarımı bölümünde son sınıf öğrencisi): Girdiğiniz ilk oyun geliştirme işi neydi? O ilk işe girmek nasıl bir duyguydu?

Robin Todd (Senior Producer): Texas A&M Üniversitesi'nin bilgisayar bilimi bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans için Texas Üniversitesi'ne başvurmayı planlıyordum. Başvuru yaptım ve başvurum kabul edildi ancak eğitim ücretini ödemem gerektiğini fark ettim. Bu yüzden de yazın yapabileceğim bir iş aramaya başladım.

O günlerde Ultima oynuyordum. O oyunu geliştiren Origin adlı şirket de o zamanlarda Austin'de faaliyet gösteriyordu. Ben de onları arayıp yaz boyunca orada stajyer olarak çalışıp çalışamayacağımı sormayı düşündüm. Stajyer olarak girdikten sonra da kendimi kanıtlayabileceğimi ve üniversiteye giderken yarı zamanlı olarak orada çalışabileceğimi düşünüyordum. Ancak mülakatlar sırasında bana C++ hakkında sorular sordular. Bense daha önce o dilde hiç program yazmamıştım. Bu yüzden birçok soruya doğaçlama cevaplar vermek zorunda kaldım ve nasıl olduysa Wing Commander 3'te çalışmak üzere işe alındım! Benden önce ofisimde çalışan kişinin geride eski bir Turbo C++ kitabı bıraktığını gördüm ve çalışırken kendi kendime C++ öğrendim.

Bir süre sonra aklımdan “Ben gerçekten de bunu yapmak istiyorum,” diye geçirdim. Hikâyelere duyduğum sevgi ile mühendislik geçmişimi işimde kullandım ve bir daha üniversiteye dönmek zorunda kalmadım. Bir C++ mülakatını doğaçlama yaparak geçtiğim için Heem'in bana güldüğünü görebiliyorum...

Heem Patel (AI Engineer): Gülüyorum çünkü benim de ilk işimle ilgili buna çok benzer bir hikâyem var. Tabii ben bir C++ mülakatını doğaçlama yaparak geçmedim...

Yüksek lisansımın birinci yılının sonunda staj aramaya başlamıştım ancak hiçbir sonuç elde edemiyordum. Özgeçmişimi her yere gönderecek duruma gelmiştim. Derken New York eyaletinin Troy şehrinde bulunan ve zamanında Leapfrog için oyunlar yapan küçük bir stüdyo beni aradı. Benimle bir mülakat gerçekleştirdiler. Gerçekten o mülakatı yüzüme gözüme bulaştırdım. En basit soruları bile düzgün yanıtlayamadım. Yine de bana bir teklifte bulundular. Çok küçük bir stüdyoydu. Mülakatımı gerçekleştiren kişi hâlâ en iyi arkadaşım. O zamanlarda bana akıl hocalığı da yapıyordu.

Orada çalışmaya başlayınca bilmediğim çok şey olduğunu ve üniversitede proje yaparken çok fazla şeyi varsaydığımı fark ettim. Çok aydınlatıcı bir stajdı. O staj sayesinde kendimi sektöre tamamen hazırlayabilmem için neler yapmam gerektiğini anladım.

O kişinin bana akıl hocalığı yapması gerçekten çok faydalı oldu. Aklıma gelen en basit soruları bile yargılanmaktan korkmadan ona sorabiliyordum. Akıl hocamın “Bu eleman gerçekten çok kötü. Bunu da bilmiyor mu?” gibi sözler söyleyeceği konusunda hiç endişe duymadım. Ben kötü soru diye bir şey olmadığını düşünüyorum. Bence bana sorulan her soru muhteşem bir öğrenme fırsatıdır.

Benim akıl hocam gibi birini bulmak son derece önemli. Stajımın sonunda ona beni neden işe aldığını sordum. Mülakatımın çok kötü geçtiğini biliyordu. Verdiği cevabı hâlâ hatırlıyorum. Dedi ki “Birlikte bir şeyler içebileceğimiz ve akıl hocalığı yapabileceğimiz birine benziyordun.” Yani ilk işiniz söz konusu olduğunda böyle biri olmanız gerekiyor. Öğrenmeye, gelişmeye ve tavsiyelere açık olmanız gerekiyor. Egonuza yenik düşmeniz ve daha iyi bildiğinizi düşünmeniz size yalnızca köstek olur.

Karen Segars (Art Director): Sektördeki ilk işim için Austin'e taşındım ve yeni insanlarla tanışmak adına sektörle ilgili bir sürü etkinliğe katılmaya başladım. İnsanlarla yüz yüze görüşmeniz masalarına özgeçmişinizi göndermenizden çok daha iyi bir adım olabiliyor. Bunun yanı sıra şu anda birlikte okuduğunuz tüm diğer öğrencilerle arkadaş olmanız da oldukça önemli çünkü girdiğim ilk işe üniversiteden bir arkadaşım sayesinde girdim. Benden bir yıl üstteydi. Bir Autodesk etkinliğinde karşılaştık ve bana çalıştığı şirketin birini aradığını söyledi. Acclaim adlı şirkete işte bu şekilde girdim. Gerçekten çok heyecanlıydım. Üstelik oldukça olumlu bir tutuma sahiptim. Bana verebilecekleri bir iş olmadığında hemen yardım edebileceğim başka bir şey olup olmadığını sorardım.

Birlikte çalıştığım çok sayıdaki insanın neden bu kadar olumsuz olduğunu anlayamıyordum. Derken şirket altı hafta sonra kapandı. Bu durum beni biraz sarsmıştı ancak olumlu tutumum ile orada çalışırken ve ekibin bir parçası olurken duyduğum heyecanı gören şirket çalışanları bir sonraki işimi bulmamda bana yardımcı oldular. Bu sayede bir sonraki işimi buldum, onun sayesinde de bir sonraki işimi... Sektördeki kariyerim işte bu şekilde başladı. Sektörün bir parçası olmaya bayılıyordum. Bir proje üzerinde çalışırken kendiniz olmanız, heyecanlanmanız, projeye önem vermeniz ve insanların sizinle keyifle çalışabiliyor olması... Tüm bunlar gerçekten çok faydalı.

Kelly Ferry (Lead Campaign Designer): Ben sektörle lisedeyken tanıştım. Kendimi bildim bileli oyun yapmak istiyordum ve yazı yazmaya bayılıyordum. New York'ta bulabildiğim ilk staja girdim. Yalnızca bir ofis asistanı olmama rağmen örnek aldığım geliştiricilerin yanında olduğum için çok heyecanlıydım. Uzun bir süre boyunca mobil oyunlar ile sosyal ağ oyunları yaptık. Jojo's Fashion Show gibi oyunlardan bahsediyorum.

İlk stajımdan sonra üniversiteye gidene dek bulabildiğim her türlü staja girdim. Üniversitedeyken de yazarlık ve oyun çalışmaları üzerine çift ana dal yaptım. Derken tasarımcı olmak üzere bir yarışmaya girdim ve nasıl olduysa yarışmayı kazandım. İlk tam zamanlı işimi de işte bu şekilde buldum. Sonrasıysa Karen'ın anlattığı gibi oldu. İnsanlarla tanışırsınız, bir iş bulursunuz, oradakilerle çalışırsınız, oradakilerin tanıdığı başka insanlarla taşınırsınız, onlarla arkadaş olursunuz ve kendinizi kanıtlarsınız. Bu döngü böyle devam eder durur. Çevreniz ise günbegün daha da genişlenir. Bu yüzden ilişkilerinizi asla koparmayın ve daima elinizden gelenin en iyisini yapın.

Kariyer Seçimi

Emma Reynolds (Güney Kaliforniya Üniversitesi Bilişsel Bilim ve Tüketici Davranışları bölümlerinde son sınıf öğrencisi): Şu anda çalıştığınız alanları nasıl seçtiniz? Hangi alanda uzmanlaşmak istediğinizi nasıl anladınız?

Heem Patel: Video oyunları üzerine çalışacağımı biliyordum ancak ne yapacağımı bilmiyordum. Programlamayı seviyordum. Yani benimki oldukça bariz bir tercihti. Buna rağmen her şeyle az çok ilgilendim. 3ds Max kullanmayı öğrendim. Hatta yüksek lisans yaparken altı aylık bir 3ds Max kursuna bile gittim. Ancak bir teknik sanatçı olmak istemediğim ve oyun tasarımıyla uğraşmak istediğim için oyun programlamanın bana daha çok uyacağını düşündüm. Sonrasındaysa oyun programlamanın çok eğlenceli olduğunu gördüm ve bu alanın çalışmak istediğim alan olduğunu düşündüm.

Karen Segars: Kendimi bildim bileli sanata ilgi duyarım. Küçükken babamla birlikte “Movie Magic” adlı televizyon programını izlerdik. Eskiden özel efektler daha çok animatronik teknolojisinden faydalanılarak yapılıyordu. Bense robotların kendilerinden ziyade onlara şekil vermek ve sanatsal bir boyut kazandırmakla ilgileniyordum. Onların canlanmasını görmek istiyordum.

Üniversiteye gidecek kadar büyüdüğümde Jurassic Park ile Terminator 2 gibi filmler ve 3D grafikler ortaya çıkmaya başladı. Bu yüzden ebeveynlerim 3D grafikler üzerine eğitim veren üniversitelere gitmem konusunda beni destekledi. Lisansımı bilgisayar animasyonu üzerine yaptım. Austin'e taşınan kız kardeşim kısa süre içinde burada oturmuş bir video oyunu sektörü olduğunu keşfetti. Böylece ben de buraya taşındım ve fırsattan istifade ettim. İlgimi çekense çevre tasarımı oldu.

Robin Todd: Benim kariyerim biraz tuhaf ilerledi. Mülakatlarda insanlara mühendislik ve hikâye anlatıcılığı geçmişine sahip olduğumu ancak şu anda prodüksiyon üzerine çalıştığımı söylerdim. İlk başladığımda programcı olmayı çok istiyordum ancak bir yandan da hikâyelerin büyüsüne kapılıyordum. Küçük yaşta anime izlemeye başlamıştım ama çizim yeteneğimin olmadığını anlayınca hikâye anlatıcılığına yöneldim. Wing Commander 3 üzerinde çalışmaya başladığımda beni oyun akışını düzenlemekle görevlendirdiler. Oyuncuların tercihlerine göre oyunun geri kalanında ne olacağını belirleyen sistemi yazmaktan sorumluydum.

Bunu yapmak gerçekten hoşuma gidiyordu. Ardından kendi şirketimi kurdum. Genelde olduğu gibi iki yıl boyunca gelişmemizi sürdürebildik ancak sonrasında yayıncımız faaliyetlerine son verdi. Bunun üzerine bir süre Deus Ex ve Freelancer gibi oyunlar için sözleşmeli yazarlık yaptım. Bir yerden sonra kendime şu soruyu sordum: “Programlamaya gerçekten geri dönmek istiyor muyum?” Sayısız tartışmanın ardından prodüksiyona yönelmeye karar verdim. İlk prodüksiyon işim de BioWare'de Star Wars: The Old Republic üzerineydi.

Dürüst olmam gerekirse bu geçiş süreci benim için zor oldu. Ancak şu anda mesleğimi ve yuvamı gerçekten bulduğumu söyleyebilirim. Bu, bugüne dek sahip olduğum en iyi iş çünkü şu anda tüm farklı becerilerimi kullanabildiğim bir pozisyondayım. Bir prodüktör olarak belli bir alanda çok fazla bilgi sahibi olamayabiliyorsunuz ancak projeye çok daha geniş bir bakış açısıyla bakabiliyorsunuz.

Tüm güçlüklere ve zor kararlara rağmen şu anda beni en mutlu eden ve bana en uygun kariyeri bulduğumu düşünüyorum.

Kelly Ferry: Hikâye anlatmaya, yazmaya ve kitap yayınlamaya bayılıyorum. D&D modülleri yayınlanmayı seviyorum. Çok fazla D&D oyunu yönettim. O kadar ki, bunun bir sorun haline geldiği bile söylenebilir. Daima oyunlarda hikâye anlatmayı ve hikâye akışında belli bir kontrole sahip olmayı istemişimdir. Bu yüzden benim için oyun tasarımı ile hikâye tasarımı arasında bir tercih söz konusuydu.

İlk durağım oyun tasarımı oldu. Bir yandan da yazarlığa devam ediyordum. Yani iki alanda da çalışmaya devam edebildim. Derken eskiden çalıştığım bir stüdyoda hikâye tasarımcılığına geçtim ve bir süre hikâye yazarlığı yaptım. Ancak ilerleyen zamanlarda tasarımcılığı daha çok sevdiğimi fark ettim çünkü tasarımcı olduğunuzda her alanla az çok bir ilginiz oluyor. Sanatçılık ve yazarlıktan model yaratıcılığına kadar her şeyi yapıyorsunuz. Bu ortamları meydana getiren tüm özellikleri düşünmeniz gerekiyor. Bense görevlerin, hikâyelerin, oyunların ve karakterlerin meydana gelmesini sağlayan her şeyi anlayabilmeyi çok tatmin edici buluyordum. Bu yüzden kendimi yazarlıkla sınırlandırmadım çünkü bir tasarımcı olarak çok daha fazlasını yapabiliyordum. Yani bu iş bana hitap ediyordu.

Arkane Ekibi Yeni Ekip Üyelerinde Hangi Özellikleri Arıyor?

Morgan Hamilton (Rochester Teknoloji Enstitüsü 3D Dijital Tasarım ve Yaratıcı Yazarlık bölümlerinde son sınıf öğrencisi): Yeni bir çalışanda görmek istediğiniz beceriler, hedefler ve tutkular nelerdir?

Kelly Ferry: Az önce Heem tavsiyelere açık olmakla ilgili hikâyesini anlatırken muhteşem bir noktaya değindi. Birlikte çalışmak istediğim insanların gerekli içgüdülere ve hevese sahip olmasını isterim. Her şeyi bilmelerine gerek yok. Bilmediklerini öğrenebilirler. Ben bildiklerimin yarısını çevremdekilerin beni cesaretlendirmesi sayesinde çabalayarak öğrendim. İnsanlar sizinle çalışır ve size öğretir. Başarılı olduğunuzu görmek ve öğrenmenize yardım etmek istiyorum. Yani iyi bir ekip arkadaşı olmanız işe duyduğunuz hevese, tutkuya ve kişiliğinize bağlı.

Karen Segars: Kelly'nin dedikleri üzerinden devam etmek istiyorum. İş aramaya ve mülakatlara gitmeye başladığınızda mülakat için gittiğiniz şirketi önemseyin. Görüştüğünüz stüdyo hakkında bilgi sahibi olun. Bu, daima takdir ettiğim bir özellik... Kulaklığınızı takıp verilen görevi yerine getirebilir ve işi tamamlayabilirsiniz ancak üzerinde çalıştığınız oyunu gerçekten bilmeye çalışın. Oyunu oynayın. İşinizi yapabilir ve katkıda bulunabilirsiniz ama oyunu gerçekten anlamak ve oyunu oynamak da önemli. İnsanları daima oyunu denemeye teşvik ediyoruz.

Haftada iki kez [Studio/Creative Director Harvey Smith] ve [Creative Director Ricardo Bare] ile bir araya geliyor ve oyun oynuyoruz. Bunu oyuncuların nihai deneyimini önemsediğimiz için yapıyoruz. Siz de yapmalısınız. Önemli olan ekiple olan uyumunuz ve projeye verdiğiniz önem. Ben “İşe alımdan sorumlu kişi bu işten bahsettiği için başvurdum,” diyebilecek kişileri değil, gerçekten bu ekibin bir parçası olmak isteyen kişileri arıyorum. Böyle demekte bir sorun yok tabii ancak benim duymak istediğim şey çok daha farklı.

Robin Todd: Karen ile Kelly'nin dediklerine katılıyorum. Teknoloji ve tasarım gibi şeyler öğretilebilir. Benim gözümde en önemli özellikler insanların ne yaptığına ve kim olduklarına yönelik duyulan heves ve tutku. Bir başka önemli özellik de diğerleriyle çalışma isteği. Bizimle temas kuracak, iletişime geçecek ve bizimle birlikte bir şeyler üretecek kişileri arıyorum. Her gün ekibin diğer üyeleriyle iletişime geçmeye ve onlarla fikir alışverişinde bulunmaya istekli kişileri el üstünde tutuyorum.

Harvey Smith (Studio/Creative Director): Tüm bu cevaplara tamamen katılıyorum. Ekip çalışmasına yatkın ve diğerlerini aşağıya çekmekten ziyade yukarıya taşıyan kişileri bulmak önemli. Bu kişilerin eleştirilerde bulunması ancak bunu işi yapan kişinin yaptığı iş ve bulunduğu yer hakkında kendini kötü hissetmeyeceği şekilde yapması gerekiyor. Bunlar büyük bir öneme sahip.

Yeni gelenlerin iyi bir ekip arkadaşı olacağını görmeyi çok seviyorum. Bu sayede aptalca bir şey veya hata yapmayı göze alabiliyorum çünkü onların bana destek olacağını ve kendimi bir aptal gibi hissetmeme sebep olmadan hatamı düzeltmemde bana yardımcı olacaklarını biliyorum.

Ayrıca insanlara daima, benim yanıma geldilerse zaten iyi bir programcı, sanatçı, bölüm tasarımcısı vb. olduklarını varsaydığımı söylerim. Ben sizin bundan daha fazlası olduğunuzu görmek istiyorum. Gerçekten yardım etmenizi sağlayacak şeyin ufkunuzu genişletmek olduğunu düşünüyorum. Dans etmeye veya mimariye ilgi duyuyor olabilirsiniz. Asya'da bir yaz geçirmiş veya hobi olarak yemek yapıyor olabilirsiniz. Ağırlık kaldırıyor ve Olimpiyatlardaki haltercilik hakkındaki her şeyi biliyor olabilirsiniz. Hafta sonlarında oymacılıkla uğraşıyor ve küçük ahşap figürler üretiyor olabilirsiniz. Başka alanlara ilgi duymanız ekibe yeni bakış açıları sunmanızı sağlayabilir.

Son olarak da ekleyeyim, umarım anlamlı işler ortaya koymak istiyorsunuzdur ve yaptığınız işi yalnızca bir iş olarak görmüyorsunuzdur. İnsanların 10 yıl sonra bile hakkında konuştuğu oyunlar yapıyoruz. Bunu övünmek için söylemiyorum. Demek istediğim, ben de zamanında işi elime yüzüme bulaştırdım ve hatta kötü oyunlar yaptığım için işten atıldım ancak insanların hâlâ hakkında konuştuğu oyunlar da yaptım ve bu oyunlar hem benim için hem de onlar için bir anlam ifade ediyor. Bu yüzden siz de anlamlı işler ortaya koymayı arzulamalısınız.

data.images.authors.bethesda.png

Bethesda