
Arkane Studios Çalışan Tanıtımı: Victor Syllos
Bu ay Animator göreviyle Arkane Lyon'un geliştirdiği oyunlara hayat ve duygu kazandıran çalışmaları hakkında Victor Syllos ile konuşma fırsatı yakaladık.
Arkane Lyon'daki rolünüz nedir?
Animator olarak görev yapıyorum. Karakterleri, nesneleri ve ortamları 3 boyutlu bir çevrede hayata taşımak için hareket ettiriyorum, konuşturuyorum ve oynatıyorum.
Diğer ekiplerle yakından çalışarak karakterlerimizin sahip olmalarını istediğimiz kişiliğe göre hareket etmelerini ve eylemlerinin de çatışmalardan harekete kadar pek çok oynanış hissine uymasını sağlıyoruz.
Hikâye ve sinematiklere odaklanmaktan oyundaki animasyonlara kadar çeşitli konularda çalışıyoruz. Ayrıca her karakterin kişiliği ile görünüşünü, nesneleri ve ortamları tanımlamaya yardımcı oluyoruz.
Arkane'de yarattığımız dünyaların bir karaktere ve özgünlüğe sahip olmasını istiyoruz. Daha sürükleyici ve unutulmaz bir deneyim sunmak için dünyanın her kısmının gerçek hissettirmesine çok dikkat ediyoruz.
Stüdyoya ne zaman katıldınız?
Arkane Lyon'a DEATHLOOP projesinde çalışmak üzere Junior Animator olarak 2020 yılında, pandemiden hemen önce katıldım. Bir süre stüdyoda çalıştım ancak şimdi evden çalışıyorum.
DEATHLOOP'un daha çok hikâye tarafında çalıştım ve favori Eternalist'lerimizi severek hayata geçirdim. O zamandan beri de çoğunlukla oyunlarımızın hikâye kısımlarında çalışıyorum.
Arkane Lyon'a katılmadan önceki deneyimlerinizden bahsetmek ister misiniz?
Hayatım boyunca perakende sektöründen çiçek teslimatına kadar çeşitli işlerde çalışma fırsatım oldu. Bu deneyimler sayesinde pek çok insanla muhatap oldum ve bunların da mevcut işimde bana çok faydası oluyor. Canlandırdığım karakterlerin çoğu, bana daha önce karşılaştığım kişileri hatırlatıyor. Animatörlerin dünyayı ve içinde yaşayan insanları iyi gözlemlemesi önemlidir. Çok çeşitli karakterlerle tanıştığım ve pek çok farklı deneyim yaşadığım için her insanı benzersiz kılan şeyleri ve bunları işime nasıl aktarabileceğimi daha rahat anlayabiliyorum.
Ayrıca reklamlardan tutun da çizgi filmlere kadar pek çok farklı projede animator olarak çalıştım. Skylanders Academy'deki Spyro ile Crash gibi sevilen karakterler ve Ubisoft için South Park karakterleri üzerinde çalıştım. Çocukluğumdan hatırladığım karakterlerin animasyon işlerinde çalışmak çok ilginç bir deneyimdi!
Bir Animator olarak gününüz nasıl geçiyor?
Animator olarak günlerim çok yoğun geçiyor! Genel anlamda yaratıcılık, teknik sorun çözme ve diğer ekiplerle sürekli işbirliği halinde olmak işimin birer parçası. Diğer departmanlar, animasyon ihtiyaçlarıyla ilgili bize talep gönderiyor. Örneğin hikâye ekibi, birden fazla karakter arasında geçen bir konuşma sahnesi veya oynanış ekibi, saldırı gibi belirli eylemler oluşturmamızı istiyor. İstenilen şey net olduğunda hareket yakalama tekniğiyle çekim yapıyoruz veya sıfırdan animasyon oluşturuyoruz.
Hareket yakalama tekniğiyle çekim yaptığımızda kendi kendimize veya ihtiyaca göre bir aktörle çekim yapıyoruz. Ardından animasyon verilerini tarzımıza daha uygun olacak şekilde temizliyoruz. Örneğin tempoyu veya pozu değiştiriyoruz. Amacımız, söz konusu eylemin bir karakterinin ve belirli bir görünüşünün olması. Sonra da animasyonu en güzel haline getirmek için son dokunuşları yapıyoruz.
Sıfırdan animasyon oluşturduğumuzda (anahtar kare animasyonu) bir blok sahne yaratıyoruz. Eylemi ve sahnenin amacını aktarmak için sınırlı sayıda poz kullanıyoruz ve genel olarak eylemi tasarlamaya yardımcı olacak birkaç referans çekiyoruz. Ardından daha fazla poz ve daha iyi zamanlama ile animasyonun daha akıcı hale geldiği “spline” sahnesine geçiş yapıyoruz. Son olarak da tüm eylemlere son dokunuşları yapıp temiz sahneyi oluşturuyoruz.
Bu süreç boyunca çalışan ve çalışmayan noktaları görmek için animasyonu düzenli olarak oyun motoruna aktarıyoruz. Bu aşamada Lead'den, Animation Director'dan ve diğer departmanlardan geri bildirim alarak hem sanatsal hem de teknik amaçların uyumlu olmasını sağlıyoruz!
İşinizin en sevdiğiniz kısmı nedir?
Sevdiğim çok fazla şey var. Oldukça ilginç ve yoğun geçen el işlerinden oyuna karakter kazandıran hareketleri oluşturmaya ve bunların oyun motorunda istendiği şekilde çalıştığını görmeye kadar pek çok şeyden keyif alıyorum!
Animasyonda sürekli bir ilerleme hissi var ve bu da insanı çok tatmin ediyor. Çok fazla şey öğrenip bunların ekrana yansıdığını görmek inanılmaz bir duygu. Ayrıca animasyonlarınızın oyuncularda duygu uyandırdığını, belirli bir anda hissetmelerini amaçladığınız duyguları hissettiklerini görmek de muhteşem bir şey.
Rolünüzde size ilham veren şeyler nedir?
Hayatın kendisi! Bir animatör için her şey ilham kaynağı olabilir. Televizyonda maç izlemek, bir gösteriye gitmek, arkadaşlarınızla konuşmak veya mahallenizde yürüyüşe çıkmakta ilham bulabilirsiniz.
Ayrıca Arkane'deki ekibimden ve diğer stüdyolardaki ekiplerden de ilham alıyorum. Animasyon, kendine has muhteşem sanatçılara sahip bir sanat biçimidir. Başka Animator'ların çalışmalarını izleyerek kişiliklerini anlayabiliyorsunuz ve kendinizle ilgili de daha fazla şey öğrenebiliyorsunuz. Burada çalışan Animator'ların işlerindeki “Arkane dokunuşunu” görebiliyorsunuz. Arkadaşlarım çalışmalarıyla bana her gün ilham veriyor!
İlham aldığınız başka oyunlar veya stüdyolar var mı?
Birçok oyun bana ilham veriyor! Oyun sektörü devasa bir dünya ve oyunların çeşitliliği beni her zaman şaşırtıyor. Bu konuda saatlerce konuşabilirim!
Çeşitlilikten bahsetmişken Capcom oyunlarını hep sevmişimdir. Dövüş oyunları sevdiğim için tabii ki çok fazla Street Fighter oynuyorum ve katalogları gerçekten muhteşem! Oyunlarındaki animasyonlar çarpıcılığıyla göz doldurduğu için karakterleri bu kadar sevgiyle hatırlıyoruz. Ace Attorney de bu konuda çok iyidir ancak daha önce Asura's Wrath veya Devil May Cry oynamış herkes, oyunda geçirdikleri zamanı çok iyi hatırlar!
Nintendo oyunları da aynı etkiye sahip. Hepsi çok etkileyici ve eğlence dolu! Super Smash Bros. da resmen oyun tarihine yazılmış bir aşk mektubu niteliğinde.
Square Enix ve Naughty Dog'un oyunlarından her zaman etkilenmişimdir. Hikâye anlatımını ele alış şekilleri ve genel sinematik çalışmaları inanılmaz. Oyunları birçok açıdan sanat eseri!
Bağımsız oyunları da severim! Studio MDHR'ın muhteşem tarzıyla bildiğimiz Cuphead'i, Daniel Mullins Games'in Inscryption'ı, Mobius Digital'ü Outer Wilds'ı... Bence bunlar, her geliştiricinin ilham alması gereken çeşitliliğe sahip inanılmaz oyunlar!
Geleceğin oyun geliştiricilerine ilham verecek ne söylemek istersiniz?
Oyun sektörü çok büyük ve çeşitli olduğu için belirli bir yere uyum sağlamanız gerekmiyor. Oyun dünyasına karşı meraklı olup kendinizi nasıl ve kimler aracılığıyla ifade etmek istediğinizi bulun.
Bir oyun geliştirirken ekip arkadaşlarınızla ve etrafınızdaki kişilerle çok fazla fikir alışverişinde bulunacaksınız. Bu kişilere iyi davranmanız çok önemli.
Ayrıca kendinize ve eserinize güvenin. Ürettiğiniz şeyin kimleri etkileyeceğini bilemezsiniz. Bu sektörde çalışmak zor olduğu için iş/hayat dengesini iyi kurmanız ve sizin için önemli olan konulara odaklanmanız da çok önemli!
Sonuç olarak oyun üretmek çok tatmin edici bir iş. Mümkün olduğunca yolculuğunuzun tadını çıkarın ve başkalarından yardım almaktan çekinmeyin!